FB TW PIN NWS
BioRank 3481

Mahmud Hüdayi

Doğum tarihi : ??.??.1541 Ölüm tarihi : ??.??.1628
Mahmud Hüdayi kaç yaşında öldü : 87
Kilo & Boy :
Burcu :
Meslek : Din Adamı
Mahmud Hüdayi doğum yeri : Şereflikoçhisar, Ankara
Ölüm yeri : Üsküdar, İstanbul

Mahmud Hüdayi Biyografisi

Mahmud Hüdayi, Osmanlı Devleti zamanında Anadolu’da yetişen velîlerden olup, Halvetiyye tarikatının kolu, Celvetiyye tarikatının kurucusudur.

Mahmud Hüdayi, 1541 yılında Karaman Eyâleti'nin Aksaray Sancağı'nın Şereflikoçhisar kazasında doğmuştur. Babası Fadlullah Mahmud bin Mahmûd'dur. Aziz Mahmud Hüdayi,  Cüneyd-i Bağdâdî'nin neslinden olup "seyyid" unvanı taşımaktadır. Çocukluğu Sivrihisar’da geçen Azîz Mahmûd Hüdâî, burada tahsiline başladı. İlmini arttırmak için İstanbul’a gitti ve tahsiline Küçük Ayasofya Medresesi’nde devam etti.

Çok zekî olan Mahmûd Hüdâî, bir defa okuduğunu zihninde tutar, tekrar kitaba bakmaya lüzum hissetmezdi. Hocalarından Nâzırzâde Ramazan Efendi, ona husûsî bir ihtimam gösterdi. Genç yaşta; tefsir, hadîs, fıkıh ve zamanın fen ilimlerinde büyük bir âlim oldu.

Hocası Nâzırzâde Ramazan Efendi onu yanına yardımcı aldı. O, hocası Ramazan Efendi’ye yardım ederken, bir taraftan da, Halveti yolu şeyhlerinden Muslihuddîn Efendi’nin sohbetlerine katılarak tasavvuf yolunda ilerlemeya çalıştı. Bu arada hocası Ramazan Efendi’nin Edirne’deki Sultan Selîm Medresesi’ne tâyini çıkınca, Azîz Mahmûd Hüdâî de hocasıyla birlikte gitti. Ramazan Efendi bir süre sonra Mısır ve Şam’a kâdı olarak gönderilince, talebesini yine yanında götürdü. Azîz Mahmûd Hüdâî Mısır’da Halveti yolunun büyüklerinden Kerîmeddîn hazretlerinden ders alarak, tasavvuf yolunda yetişmeye çalıştı.

Mahmûd Hüdâî, 1574 yılında otuz üç yaşında iken hocası ile birlikte Bursa’ya geldi. Üç sene Ferhâdiye Medresesi’nde müderrislik yaptıktan sonra hocasının vefâtı üzerine Bursa kâdısı oldu.

Mahmud Hüdayi, 20 Ocak 1577 tarihinde Bursa’da Muhammed Üftâde'ye intisap etti. Aziz Mahmud Hüdâyî'nin üç yıl süren seyrüsülûkü (tasavvuf yolculuğu) boyunca mürşidinin söylediği sözleri Arapça olarak kaydetmiş, hilâfet alıp Bursa’dan ayrılmasına bir ay kala 9 Şevval 987 (29 Kasım 1579) Cuma günü tamamladığı eser Vâḳıʿât-ı Hüdâyî (Vâḳıʿât-ı Üftâde) adıyla tanınmıştır.

Hocası ona icazet verdi ve çocukluğunu geçirdiği Sivrihisar’a İslâmiyet’i yaymak, emir ve yasaklarını bildirmek için gönderdi. Ailesiyle Sivrihisar’a giden Mahmûd Hüdâî, orada altı ay kaldıktan sonra, tekrar Bursa’ya döndü. Doksan yaşını geçmiş olan hocasının hizmetini görmeye başladı. Hocası Muhammed Üftâde 1580 yılında öldü.

Mahmûd Hüdâî manevî bir işaretle Trakya’ya gitti. Bir müddet sonra da şeyhülislâm Hoca Sa’deddîn Efendi vasıtasıyla İstanbul’a geldi. Küçük Ayasofya Câmii tekkesinde hocalık yapmaya başladı. Bu arada Fâtih Câmii’nde talebelere, tefsîr, hadîs ve fıkıh dersleri verdi. Burada kaldığı müddet içinde ilim ve devlet adamlarına kadar uzanan geniş bir muhit edindi.

Bu arada, Üsküdar’da şimdiki türbesinin bulunduğu yeri satın alarak dergâhını inşâ ettirdi. Dergâhında yüzlerce talebenin yetişmesi için çok uğraştı. Dergâh, en fakîrinden en zenginine ve en üst kademedeki devlet ricaline kadar her tabakadan insanlar ile dolup taşıyordu.

Devrin pâdişâhları da ona hürmette kusur etmiyorlardı. III. Murat, I. Ahmet, II. Osman ve IV. Murat’a nasîhatlarda bulundu. IV. Murat’a saltanat kılıcını o kuşattı.

1595 yılında İranlılarla yapılan Tebriz seferine Ferhat Paşa ile beraber katıldı. Zaman zaman pâdişâhların davetlisi olarak saraya gidip, onlarla sohbetlerde bulundu. Üsküdar iskelesindeki Mihrimah Sultan Câmii’nde ve Sultan Ahmed Câmii’nde belli günlerde vâz verdi.

1598 yılında Üsküdar'da cami ve dergah yaptırdı.

Mahmud Hüdayi, Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’dan olan kızı Mihrimah Sultan'ın Rüstem Paşa ile evliliğinden olan kızı Ayşe Hümaşah Sultan ile1598 yılında evlendi ve Mehmet Muhtar, Ali Murtaza, Zeynep, Mustafa Ebrar, Ayşe, Abdülvahit, Fatma Zehra, Ahmet Sıddık, Ümmügülsüm adlarında 9 çocuğu vardı

Mahmud Hüdayi, 1628 yılında Üsküdar, İstanbul'da 87 yaşında ölmüştür. Mezarı, İstanbul Üsküdar'da kendi dergahı yanındaki türbesindedir.

Azîz Mahmûd Hüdâînin söylediği ilâhilerden birisi şudur:
YALAN DÜNYA
Kim umar senden vefâyı,
Yalan dünyâ değil misin?
Muhammed-ül-Mustafâ’yı,
Alan dünyâ değil misin?

Yürü hey vefâsız yürü,
Sensin hodbin köhne karı,
Nice yüz bin erden geri,
Kalan dünyâ değil misin?

Kimisini nâlân edip,
Kimisini giryân edip,
Âhirî kâr uryân edip,
Soyan dünyâ değil misin?

Kastedip halkın özüne,
Toprak doldurup gözüne,
Ehl-i gafletin yüzüne,
Gülen dünyâ değil misin?

Eğer şâh ve eğer bende,
Her kişiyi salan bende
Kimse mekân tutmaz sende
Vîrân dünyâ değil misin?

Sihr ile donatıp kendin,
Meydâna salan semendin.
Âleme mihnet kemendin,
Salan dünyâ değil misin

İşin gücün dâim yalan,
Çok kişiden arta kalan,
Nice kerre boşalarak,
Dolan dünyâ değil misin?


Kaynak:Biyografi.info

Mahmud Hüdayi için yapılan aramalar

Mahmud Hüdayi, Mahmud Hüdayi biyografi, Mahmud Hüdayi hayatı, Mahmud Hüdayi özgeçmişi, Mahmud Hüdayi hakkında, Mahmud Hüdayi doğum yeri, Mahmud Hüdayi fotoğraf, Mahmud Hüdayi video, Mahmud Hüdayi resim, Mahmud Hüdayi kimdir?, Mahmud Hüdayi kaç yaşında?, Mahmud Hüdayi nereli, Mahmud Hüdayi memleketi