FB TW GG PIN NWS

Tunguska olayı

Tunguska olayı

Tunguska olayı, 30 Haziran 1908 günü sabah saat yaklaşık 7:45 sularında Sibirya'nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında oluşan büyük gök patlamasının adıdır.

Patlama 10-15 megatonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğerdi. Kesin olmayan verilere göre patlamanın nedeninin, bir kuyruklu yıldız parçasının ya da asteroit'in havada patlaması olduğu sanılmaktadır. Cismin atmosfere yaklaşık 100.000 km/sa hızla girdiği ve ağırlığının 100.000 ile 1.000.000 ton arasında olduğu varsayılmaktadır.

Patlama bölgesi ilk olarak Rus bilim adamı Leonid Alekseyeviç Kulik tarafından 1927-1930 yılları arasında incelendi. Olayı uzaktan gözleyenler önce bir ateş topu gördüklerini ve ardından yer sarsıntısıyla birlikte, güçlü sıcak rüzgarların oluştuğunu söylediler. Avrupa'daki sismograflar, patlamanın neden olduğu sismik dalgaları saptadılar. Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü. Cisim atmosferde buharlaştığından çevreye çeşitli gazlar yayılmış ve olaydan belli bir süre sonra bile Sibirya ve Avrupa'da geceleri gökyüzünün parlak bir renk almasına neden olmuştur.

30 Haziran 1908 günü dünya, tarihinin en büyük patlamalarından birine şahit oldu. Sebebi hâlen kesin olarak bilinmeyen, yalnızca tahmin edilebilen bu gizemli olayın ayrıntıları şu şekilde:

Patlamanın, Hiroşima'ya gerçekleştirilen atom bombası saldırısından bin kat daha güçlü olduğu biliniyor.

Olay 30 Haziran günü sabah 7:00 sularında, Sibirya'nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında gerçekleşti. Patlamaya tanık olanlar, neredeyse Güneş kadar kuvvetli, mavi bir ışık gördüklerini bildirdiler. Sonradan yapılan incelemelere göre 15 megatonluk dinamit patlamasına eşdeğer olan bu patlama, 80 milyon kadar ağacın yok olmasına ve 3000 kilometrekarelik alanın hasar görmesine sebep oldu. Patlamanın yarattığı sarsıntı aynı zamanda Avrupa'da bulunan pek çok rasathane tarafından kaydedildi.

Patlama öyle güçlüydü ki Avrupa ve Asya'nın bazı kısımları olayın etkilerini gözlemleyebildi.
Patlamanın yarattığı atmosferik basınç değişimi İngiltere'de dâhi hissedilebiliyordu. Ayrıca patlamanın etkisi, izleyen birkaç gün boyunca Asya ve Avrupa'nın pek çok kesiminde gökyüzünün geceleri parlamasına yol açtı. Öyle ki iddialara göre patlamayı izleyen günlerde Çin'de insanlar geceleri ışık açmadan gazete dâhi okuyabiliyordu.


Patlama gerçekleştiği sırada bölgeye 60 kilometre uzaklıkta olan S. Semenov, konu hakkında şunları söyledi:
"Kahvaltı zamanı evimin verandasında oturuyordum ve yüzüm kuzeye dönüktü. Tunguska Yolu'nun olduğu taraftan bir anda kulakları sağır edici bir ses geldi, gökyüzü ikiye yarıldı ve ormanın üzerinde alevler yükselmeye başladı. Gökyüzündeki yarık gittikçe büyüyor, kuzeyde kalan her yer yanıyordu. Sıcaklık dayanılmaz hâle gelmişti; sanki üzerimdeki gömlek alev alev yanıyordu. Gömleğimi parçalayıp atmayı düşündüğüm sırada ise gökyüzündeki yarık kapanmaya başladı, tekrar güçlü bir gürültü duydum ve birkaç metre geriye uçtum. O anda duyularımı kaybetmiştim; neyse ki eşim evden fırladı ve beni içeri götürdü. Zarar gören evimin içinde başımı ellerimin arasına alarak yere uzandım."

Peki gezegenimizin gördüğü en güçlü patlamalardan biri olan Tunguska Olayı'nın sebebi neydi?
Olayın hemen ardından bölgede inceleme yapmak mümkün olmadı; çünkü hem korku sürüyordu, hem de patlamanın gerçekleştiği nokta yerleşimin bulunmadığı, uzak bir noktaydı. İlk incelemeler, olayın gerçekleşmesinden 19 yıl sonra, Rus mineralog Leonid Kulik tarafından gerçekleştirildi. Kulik'in kanaati, gezegenimize büyük bir meteorun çarptığı yönündeydi. Aradan geçen onca zamana rağmen patlama noktasını tespit etmek konusunda güçlük yaşamayan Kulik ve ekibi, kesin sonuçlara varamayınca olay hakkındaki tartışmalar uzun süre devam etti.


Patlamanın sebebi uzun yıllar boyunca tartışıldı ve olay pek çok farklı kişi ve kuruma yüklendi.
Açıklamalardan bir tanesi, dünyayı yok edecek büyüklükte bir göktaşının yaklaştığı, ancak UFO'ların buna engel olarak patlamanın etkisini hafiflettiği yönündeydi. Üstelik bu kişiler, bölgede araştırma yapan Rus ekibinin uzay gemisine ait parçaları bulduğunu iddia etti. Diğer düşünceler olaya bir asteroid ya da kuyruklu yıldızın sebep olduğu yönündeydi.


Tüm bu süreç boyunca komplo teorisyenleri de boş durmadı.
Komplo teorilerini seven bir kesim ise olaya Nikola Tesla'nın yürüttüğü bir deneyin sebep olduğunu düşünüyordu. Bu insanlara göre Nikola Tesla o dönemde elektriği kablosuz olarak aktarmanın yollarını ararken parçacık hızlandırıcısına benzer bir teknoloji geliştirmişti ve işler tahmin ettiği gibi gitmediği için de bu akıl almaz patlamaya sebep olmuştu.


Günümüzün bilim insanları ise patlamaya bir kuyruklu yıldızın sebep olduğu konusunda hemfikir.
Dünya'nın yakınından geçen bir kuyruklu yıldızdan kopan 30-40 metre çapında bir parçanın atmosfere 60,000 km/s hızla girdiği, bir milyon ton ağırlığa sahip olduğu ve etrafındaki havayı 28,000 dereceye kadar ısıttığı düşünülüyor. Olaya uzalılar mı, Nikola Tesla mı, yoksa doğal nedenler mi sebep oldu bilemiyoruz ancak, gezegenimizin büyük bir badire atlatmış olduğu net bir gerçek...