Halk müziği yorumcusu, besteci, bas bariton ve şair olan Su,
Zülfü Livaneli,
Rahmi Saltuk ve
Sümeyra Çakır gibi birçok sanatçıyı önemli ölçüde etkilemiştir.

Sanatçı anne ve babasını I.Dünya Savaşı sırasında kaybetti.
Adana’daki
Öksüzler Yurduna yatılı olarak yerleşti.
Müzik öğretmeni Mehmet Tahir’in okula keman aldırması üzerine kemana başladı.
Öğrenimini Ankara Müzik Öğretmen Okulu’nda tamamladı.Ankara Devlet Konservatuarı şan bölümüne girdi ve konservatuarın opera yüksek bölümünü bitirdi.
1942’de Ankara Devlet Operası’na girdi ve Maskeli Balo, Figaro’nun Düğünü, Madam Butterfly, Tosca, Satılmış Nişanlı, Bastien-Bastienne, Fidelio gibi operalarda sahneye çıktı.
Opera çalışmaları sırasında Türk halk müziğine ilgi duydu.1943-1945 yılları arasında Ankara Radyosu’nda türküler söyledi.1944’te Ankara Halkevinde başlattığı ilk türküler resitalini 1983’e kadar sürdürdü.
1952’de operadan ayrılmak zorunda kaldı.Beş yıl hapiste, 20 ayda Konya’da emniyet gözetiminde kaldı.
Bu istenmeyen suskunluk döneminden sonra Karacaoğlan, Barbaros ve Lale Devri adlı filmlerde türkü söyledi.
1960’da İstanbul’la dönerek dinletiler düzenledi.Türk halk edebiyatının çok sayıda şiirini besteledi.
Çağrıldığı Almanya, Hollanda, İsveç ve Bulgaristan’da şenliklere katılarak konserler verdi.Birçok ülkenin radyolarında bantlarda be plaklarda geniş yığınlara sanatını dinletti.
Son dinletisini 6 Şubat 1983’te Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Haftası’nda sundu.Yaşamı boyunca 16 tane 45’lik plak, 12 tane de uzunçalar yapan Ruhi Su, ölümünden önce “Dadaloğlu” uzunçaları üzerinde çalışıyordu.
Şiir, yazı ve konuşmalarını “Ezgili Yürek” (1985) adlı kitapta toplandı.”Ruhi Su’ya Saygı” adlı kitap 1988’de yayımlandı.
Eserleri: Seferberlik Türküleri, Kuvayi Milliye Destanı, Yunus Emre, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Şiirler Türküler, Köroğlu, El Kapıları, Sabahın Sahibi Var, Semahlar.