Biyografi.info, Türkiye'nin en çok okunan biyografi sitesine hoşgeldiniz.
 
  Ana Sayfa     Biyografi     Ansiklopedi     Biyografim!    

Yakın Plan

    Sinema     Kitap     Kronoloji     Bugün: 17 Mayıs  
Sebepsiz öfke yoktur, iyi bir sebebi olan ise çok nadir.
Albert Camus
    Biyografiler » Abdülaziz
   
 
Abdülaziz    
08.Şubat.1830 30.Mayıs.1876  
Eyüp, İstanbul Ortaköy, İstanbul  
Padişah    
 
 
  Biyografi 2. Sayfa  
 
Abdülaziz
1830-1876
 
Osmanlı padişahlarının otuz ikincisi, İslam halifelerinin doksan yedincisi olan Sultan Abdülaziz döneminde Avrupa'dan alınan borçlar dolayısıyla Osmanlı Devleti maddi güçlükler içine girmişti. Bir yandan artan isyanlar Fransız Devrimi ile kuvvetlenen milliyetçilik ve özgürlük düşüncesinin yansımasıydı. 14 yıl 11 ay padişahlık yapan Sultan Abdülaziz, meşrutiyet yanlılarının baskını sonucu tahttan indirildi.

Sultan Abdülaziz, 8 Şubat 1830'da İstanbul, Eyüp'te II. Mahmut'un ikinci oğlu olarak Pertevniyal Sultan Hanım'dan dünyaya geldi. Şehzadeliğinde güreş, binicilik, av gibi sporlarla ve müzik ile resimle uğraştı. Sarayda iyi bir eğitim gördü. I. Abdülmecit'in ölümü üzerine 25 Haziran 1861'de 32 yaşında Osmanlı tahtına geçti.

Tahta geçtikten sonra ordunun ve donanmanın geliştirilmesiyle meşgul oldu. Sultan Abdülaziz tahta çıktığında Osmanlı Devleti'nde dış borçlar yüzünden hazine boşalmıştı. Özellikle gayrimüslimler Fransız İhtilali'nin getirdiği özgürlükçü ve milliyetçi düşüncelerden ve Avrupalı devletlerin kışkırtmaları sonucunda yeniden ayaklanmaya başlamışlardı.

Sultan Abdülaziz'in 3 Nisan 1863'de Mısır ziyaretinden sonra batılı devletlerin baskısı sonucunda tanzimat hareketlerine devam etmek zorunda kaldı. Padişahlığının ilk yıllarında Avrupalı devletlerin baskıları ve iç sorunlar ile uğraşan Sultan Abdülaziz, azınlıkların isteklerini yerine getirmek zorunda kaldı.

15 Haziran 1862 tarihinde Avrupa'da yardım alan Sırplar, Belgrad Kalesi'ne saldırdılar. 1861'de Hersek'de çıkan isyan ile birleşerek kısa zamanda büyüyen bu hareket 23 Ağustos'da Ömer Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Rieka'daki Karadağ ordusunu mağlup etmesiyle neticelendi. Bunun üzerine 31 Ağustos 1862'de İşkodra Barışı yapıldı. Karadağ Savaşı'nı sona erdirmek için yapılan bu barış ile Karadağ iç işlerinde bağımsızlık kazandı.

1856 Paris Antlaşması ile Sırbistan özerkliğini kazanmıştı. Ancak Osmanlı Devleti'nin bölgede zayıflaması yüzünden Sırbistan kalan Osmanlı askerlerini de bölgeden çıkarmak için girişimlerde bulundu. Avrupalı devletlerin olaya karışması sonucunda 1867'de Osmanlı Sırbistan topraklarından çekilmeyi kabul etti.

Bu gelişmelerin hemen ardından 1859'da Eflak ve Boğdan birleşerek ortak bir prens atamışlardı ve Osmanlı Devleti de bu prensi tanımak zorunda bırakılmıştı. Bunun sonucunda Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'ne bağlı olmakla beraber birleşerek Romanya Prensliği'ni kurdu. 28 Haziran 1864'de Osmanlı Devleti birleşmeyi kabul eden İstanbul Protokolü'nü imzaladı. Kısa bir süre sonra 8 Mart 1865'te Osmanlı Devleti, İngiltere, Fransa, Rusya ve Yunanistan ile birlikte İstanbul Barışı'nı imzaladı. Bu barışa göre Korfu, Kefalonya, Zenta, Çerigo ve Paksa adaları Yunanistan'a verildi.

Ayaklanmalar Girit'te de başladı. Sorunu çözmek için Osmanlı Devleti, idari ve askeri açıdan girişimlerde bulundu. Girit'e gönderilen Mehmet Emin Paşa, 6 Ekim 1867'de yeni statü için ferman yayınladı. Sivil yönetim padişahın atadığı valiye askeri yönetim ise atanacak komutana verildi. Atanan valinin biri müslüman diğeri hıristiyan iki yardımcısı olacaktı. Gümrük vergisi hariç diğer vergilerden ada muaf olacak, iki resmi dili olacaktı. Karma meclis tarım, bayındırlık, ticaret ve endüstri işlerini planlayacaktı.

Sultan Abdülaziz, 1867 yılında Paris'te açılan büyük bir sergiyi görmek için imparator Napolyon'un davetini kabul ederek Fransa'ya gitti. Ardından İngiltere, Belçika, Almanya, Avusturya, Macaristan yoluyla ülkeye döndü. Bu seyahatleri süresince birçok hükümdar ile görüştü. Ardından Rusya'nın Karadeniz'e ait hükümleri dikkate almayacağını bildirmesi üzerine İngiltere, Fransa, Prusya, Rusya ve İtalya arasında 13 Mart 1871'de Karadeniz'in tarafıszlığına son veren Londra Antlaşması imzalandı.

19. asrın sonlarına doğru Avrupa'da, Avusturya-Macaristan, Rusya ve Almanya devletleri belli başlı güç odakları durumundaydılar. Bu üç devletin üzerinde durdukları en önemli konu Şark Meselesi idi. Dolayısıyla Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altındaki Hıristiyan unsurun tahrik edilerek Hıristiyanların yaşadıkları bölgelerin kendi nüfuzları altına alınması yolundaki faaliyetlerden geri durmamışlardır. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun Bosna-Hersek üzerinde uzun süredir emelleri bulunmaktaydı ve bu devletin esas amacı Selanik'e ulaşmaktı. 1875 yılında Bosna-Hersek'te yeni bir isyanın çıkmasında kuşkusuz Avusturya'nın rolü çok büyüktür. Bosna-Hersek'in Sırbistan ve Karadağ gibi iki Slav ülkesi ile Avusturya arasında yer alması burayı propaganda için uygun bir duruma getiriyordu. Ayrıca 1856 Paris Antlaşması'ndan sonra Karadağ, Sırbistan ve Girit gibi yerlerin, çıkan isyanlarla muhtariyet kazanmış olmaları da Bosna-Hersek'in Hıristiyanlarını heveslendiriyordu. Çıkan bu isyanlar sırasında Avusturya'nın üstlendiği himayeci rol ve buraya yönelik yayılma emelleri Rusya'nın tepkisini çekmeye başlamıştı.

Sadrazam Mahmut Nedim Paşa, hem dışta hem de içte devletin itibarının sarsılmasına sebep oldu. Aldığı kararlarla Avrupa devletlerinin tepkisini çekmekle devletin senelik ödediği borcunu beş sene müddetle ödenmeyeceğini bildirmesi üzerine Avrupa'da Osmanlılar aleyhine gösteriler yapılmasına yol açtı. Rusya bu karışıklıktan faydalanarak Balkanlarda Panislavizm propagandasını yayarak isyan çıkmasını sağladılar. Sultan Abdülaziz, Balkanlardaki tehlikeli gelişmeyi önlemeye çalışırken daha önce görevlerinden azledilmiş bulunan Hüseyin Avni, Mithat Paşa, Mütercim Rüşti Paşa ile Hasan Hayrullah Efendi ihtilal hazırlığı yapıyorlardı. Özellikle Hüseyin Avni Paşa, Mahmut Nedim Paşa tarafından azledilip, sürüldüğü için padişahı tahttan indirip öldürmeye karar verdi. Londra'ya gidip İngilizlerle bu işi planladı. Hüseyin Avni, Mithat, Mütercim Rüşdi ve Süleyman paşalar, padişahın tahttan düşürülmesi için geniş bir propagandaya giriştiler. 30 Mayıs 1876 Cuma günü sabahı, saat 04.30’da harekete geçtiler. Taşkışla'dan gelen taburlarla, Mekteb-i Harbiyyenin 300 kadar talebesi, Dolmabahçe Sarayı'nı çevirdi. Donanma da deniz tarafını kontrol altına aldı. Sultan Abdülaziz kayıkla alınıp, Topkapı Sarayı'na götürülerek odaya hapsedildi. Sonra Fer'iyye Sarayı'na götürüldü.

4 Haziran 1876'da Avni Paşa, Sultan Abdülaziz'i odada ölü buldu. Sultan Abdülaziz'n cenazesi 5 Haziran 1876'da büyük bir merasimle kaldırıldı. Babası II. Mahmut'un Çemberlitaş'taki türbesine defnedildi.

Sultan Abdülaziz döneminde, I.Abdülmecit döneminde başlayan yenilik hareketleri sürdürüldü. Yeni bir vilayet teşkilatlanmasına geçildi. Yeni asker elbiseleri kabul edildi. İlk defa posta pulu kullanıldı. Süveyş Kanalı açıldı. Sahillere deniz fenerleri kondu. İstanbul'da tramvay işletilmeye başlandı. Galata Tüneli yapıldı ve işletilmeye başlandı. Mahkeme-i Nizamiye, İcra Cemiyeti, Ceza, Cinayet ve Hukuk Mahkemelerini havi İstinaf Mahkemesi, Temyiz Mahkemesi, gümrüklerle ilgili Rüsumat Eminliği, Merkez Bidayet Mahkemeleri teşkil edildi. Meclis-i Kebir-i Maarif ve Tapu Umum Müdürlüğü ve Meclis–i Hazain teşkil edildi. Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında Mecelle Cemiyeti kuruldu. Maarif Teşkilat nizamları düzenlendi. Sultani Mektepleri (Liseler) ve Sanayi Mektepleri açıldı. Fransa İmparatoriçesi, Avusturya İmparatoru, İran Şahı, Sultan Abdülaziz’i ziyaret için İstanbul'a geldiler. Şark ve İzmir Demiryolları açıldı. Tıbbiye, Mülkiye, Orman ve Maden Mektepleri, Darüşşafaka Lisesi açıldı. İtfaiye Alayı teşkil edildi.

Kadılık Kurumu daha sıkı denetim altına alınarak 1 Nisan 1868 Şura-yı Devlet ve 1870 yılı içerisinde de Divan-ı Muhasebat kuruldu (Danıştay ve Sayıştay). Ayrıca eğitim, ulaşım ve bankacılık konularında çeşitli düzenlemeler yapıldı.

Sultan Abdülaziz döneminde donanmanın modernleştirilmesine de çalışıldı. 1875 yılına doğru Türk donanmasında 816 top taşıyan 21 zırhlı ve 173 yardımcı gemi vardı. Türk Bahriyesinde 50.000 efrad, 700 subay, 208 yüksek rütbeli subay, 11 Tümamiral, 6 Koramiral ve üç Oramiral vardı. Sultan Abdülazizi'in hükümdarlığı sürasince meşrutiyet fikrine başta sıcak baksa da, sonraları değişip bu fikri savunanlara karşı zor kullanacaktır. Dönemin aydınlarından Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa ile padişahlığının ilk dönemlerinde sıcak ilişkiler kurduysa da daha sonra onları sürgüne göndermiştir. Ülkede meşruti yönetimin gelmesini isteyenlerin yarattığı bu özgürlük havası içerisinde Abdülaziz'in tahttan indirilmesi konusunda kamuoyu oluşturuldu.


Popüler fotoğraf galerileri
Josh Holloway Gülben Ergen Adolf Hitler Aysun Kayacı Adnan Polat Evangeline Lilly Monica Bellucci Matthew Fox
Josh Holloway Gülben Ergen Adolf Hitler Aysun Kayacı Adnan Polat Evangeline Lilly Monica Bellucci Matthew Fox
En çok aranan isimler
Albert Einstein - Mimar Sinan - Necati Şaşmaz - Halide Edip Adıvar - Adnan Menderes - Hakan Şükür - Adnan Polat - Peyami Safa - Peyami Safa
Yıldız Tilbe - Demet Akalın - Sezen Aksu - Gülben Ergen - Ali Kuşçu - Leonardo da Vinci - Recep Tayyip Erdoğan - Leonardo da Vinci - Devlet Bahçeli
Cem Yılmaz - Hülya Avşar - Müjde Ar - Adriana Lima - Angelina Jolie - Brad Pitt - Mustafa Kemal Atatürk - Müjde Ar - Emre Kongar
Biyografi.info, bir ACN İnternet markasıdır.
© Copyright 2004-2008
 

ACN İnternet
E-Posta: Destek [@] Biyografi.info
Tel & Fax: 0 (216) 416 37 95
  Biyografi.info'da yer alan makalelerin tümü, Biyografi.info editörleri tarafından hazırlanmaktadır. Dilediğiniz makaleyi sitenizde, kaynak göstererek kullanabilirsiniz. 20'den fazla makaleyi, toplu olarak kullanmayı düşünüyorsanız lütfen bizimle temasa geçiniz.
En Son Güncelleme 1 gün 4 saat 23 dakika önce yapıldı.
ACN Siteleri: Paris - Amsterdam
İletişim - Künye - İçerik politikası - Kullanıcı güvenliği - Web araçları - Reklam
Üye ol
 
 
Şifremi unuttum
Hızlı kişi bulma aracı
Bunu biliyor muydunuz? Değiştir
Google kelimesi, resmen Merriam Webster Collegiate Dictionary'e eklenmesinin ardından, 15 Haziran 2006'da da gene fiil anlamı taşıyarak, Oxford English Dictionary'e (OED) eklendi. "To google" olarak kullanılmaya başlanan fiil, "Google arama motorunu kullanıp internetten bilgi talep etmek" anlamını taşımaktadır.
En son eklenen isimler
Aysun Kayacı 03.05.2008
Leona Lewis 06.04.2008
Jim Sturgess 06.04.2008
Pharrell Williams 03.04.2008
Uğur Yücel 02.04.2008
Eddie Murphy 02.04.2008
Aretha Franklin 02.04.2008
Jodie Foster 28.03.2008
Christina Ricci 28.03.2008
Wes Craven 28.03.2008
1-10
En popüler isimler
Albert Einstein
Adolf Hitler
Mustafa Kemal ATATÜRK
Halide Edip Adıvar
Mimar Sinan
1-5
Sizinle aynı gün doğanlar
Kimdir? Değiştir
Kim söylemiş? Değiştir
Ben, benden öncekinin bıraktığı yerden başladım.
ACN Kurumsal: Firma linkleri
Burun estetiği
2. el otobüs alım-satım
Parke: Laminant, lamine, masif
Aryol: Prefabrik ev
Estetik cerrah Teoman Doğan