| |
|
| |
1. sağalmış, sağ, iyi, sağlam, iyileşmiş; kül, tüm, bütün; sonuna kadar uğraşmak, go the whole hog bir işi tam yapmak, whole blood bütün kan, whole mi, şişe kanı, whole hog bir şeyin bütünü, toplam; bütün, s, tüm, tam; tam şey. 2. bütün. toplu. tüm. tam. sağlam. sağlıklı. yarasız beresiz. öz. bütün bütün. tamamen. toplam. tek parça. 3. tek parça. bütün. tam. kesirsiz.
|
| |
|
|