 |
| "Muhafazakarlık nedir? Eski ve denenmişe hayran olmamak, yeni ve denenmemişe muhalif olmak değil midir?" |
| Abraham Lincoln |
|
|
| |
|
| |
1. Kapamak:"Emine aklını oynattı sandılar ve evine kapattılar, kapısını kilitlediler."- Y. K. Karaosmanoğlu. Yolsuz olarak bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek:"Evvelki hafta mühendis İlhami Beyle karısı çok güzel bir bambu takımı kapattılar."- H. Taner. Bir kadınla nikâhsız yaşamak. Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek. Bütün masrafları üzerine alıp isteği doğrultusunda ve başkalarını içeri almadan eğlenmek:"Geçen gün Kristal'i kapatmış, vur patlasın, çal oynasın âlemi yapmış."- H. E. Adıvar. Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek:"Sanatçılar arasındaki tatsız olayı kapatmak istiyordu."- Ç. Altan.
|
| |
|
 |
| |
1. close. shut. shut down. switch off. cover. buy up. cap. clear. close down. close up. cloud. enclose. furl. impound. incarcerate. inclose. intern. liquidate. obturate. occlude. put up. seal. seal off. shut off. shut to. shut up. wall. 2. bar. blot. close. confine. cover. envelop. liquidate. pen. shut. to close. to shut. to bar. to confine. to lock sb up. to turn sth off. to switch sth off. to cover. to envelop. to blot sth out. to pay sth off. to get cheaply/by deceit. to keep.
|
|
 |
|
 |
"Biyografi.info
Arama Motoru", artık Türkçe, İngilizce,
Almanca Sözlük destekli!
"Biyografi.info Sözlük" |
|
|