 |
| "Kaçinilmaz felaketler karşısında sızlanmak, gülmek kadar aptalcadır." |
| Shakespeare |
|
|
| |
|
| El sıkışma |
| Türkçe
Anlamı: |
|
| |
|
| |
1. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü:"El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk."- Z. O. Saba. Aracı, vasıta. Sahiplik, mülkiyet. Kez, defa. İskambil oyunlarında kâğıt atma sırası. Yönetim, baskı, etki. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yabancı, yakınların dışında kalan kimse:"Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır!"- Halk türküsü. Ülke, yurt, il:"Çöller, Yemen ellerinden betermiş."- A. Gündüz. Halk, ahali. Oba, aşiret:"Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir."- Dadaloğlu. 2. bak. elevated railway ,elevated railway. 3. ?.
|
| |
|
|
|
 |
"Biyografi.info
Arama Motoru", artık Türkçe, İngilizce,
Almanca Sözlük destekli!
"Biyografi.info Sözlük" |
|
|