 |
| "Başkalarının yapamadığını yapmak kabiliyettir. Kabiliyetin yapamadığını yapmak ise dahilik." |
| Will Henry |
|
|
| |
|
| Eş zamanlı |
| Türkçe
Anlamı: |
|
| |
|
| |
1. Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzer:"Çorabın öbür eşini yerden almak için sol ayağını uzatıyordun."- Ö. Seyfettin. Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika:"Kadın diye eşini bellemiş, dürüst, aile babası bir adamdır."- Z. Selimoğlu. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri. Kuma, ortak. Arkadaş. Etene. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu.
|
| |
|
|
|
 |
"Biyografi.info
Arama Motoru", artık Türkçe, İngilizce,
Almanca Sözlük destekli!
"Biyografi.info Sözlük" |
|
|