FB TW GG PIN NWS

İstanbul Ticaret Odası

İstanbul Ticaret Odası

İstanbul Ticaret Odası, (İTO) İstanbul'da faaliyette bulunan ticari kurum ve kişilerin ticari işlemlerinin düzenlendiği, kayıt altına alındığı ve bu işletmelere ait sicillerin tutulduğu kurumdur. Oda faaliyetlerini genel olarak Eminönü'de bulunan merkez binasında gerçekleştirmektedir.

Tarihi ve Kuruluşu

Odanın ilk merkezi
Osmanlı Devleti 19. yüzyılda ticaret ve sanayi sorunlarına eğilmek isterken sektör temsilcilerini aynı kuruluşta toplamak istedi. Bu amaçla 1876’da tesis edilen Ticaret ve Ziraat Meclisi verimli bir çalışma sağlayamadı. Bunun üzerine, 1879’da Sadarete (Başbakanlık) getirilen Mehmed Said Paşa (1838-1914), ticaret, sanayi ve ziraat odalarının kuruluşu için gerekli süreci başlattı.

Said Paşa’nın direktifleri üzerine Avrupa’dakilere benzer ve özellikle Fransa’daki gibi bir ticaret odası kurulması için 11 maddelik bir nizamname (tüzük) taslağı hazırladı. Bu taslak, 18 Ocak 1880’de, dönemin Bakanlar Kurulu tarafından kabul edildi. Meclis-i Mahsus (Bakanlar Kurulu), kurulacak odanın ismi olarak da “Ticaret Odası” sözcüğünün kullanılmasına ve tüzük metninde de bu şekilde zikredilmesine karar verdi:

Meclis-i Mahsus’un İstanbul’da bir Ticaret Odası kurulmasını onaylayan kararı, 19 Ocak 1880 günü Sultan Abdülhamit II tarafından tasdik edildi. Böylece Osmanlı topraklarında ilk kez yerli bir ticaret odası kurulmasına ilişkin süreç tamamlanmış oluyordu. Bundan sonraki safha, örgütlenme sürecinin tamamlanarak Dersaadet (İstanbul) Ticaret Odası’nın faaliyete başlaması olacaktı.

İstanbul Ticaret Odası'nın Kuruluş Tüzüğü

Dersaadet Ticaret Odası’nın idari yapısı bugünkü ticaret odalarından oldukça farklı idi. Bugünkü odalarda yürütme ile denetim işleri ayrı kurullarca yürütülürken, Dersaadet Ticaret Odası’nda bütün işler tek bir kurul tarafından görülmekteydi. Ticaret Odası’nın ilk nizamnamesine göre, Oda meclisi 24 üyeden oluşuyordu. Odaya üye olabilmek için en az 30 yaşında olmak, asgari beş yıldır ticaretle uğraşmak, ağır bir suç veya cinayetle itham edilmemiş olmak, iffet ve namusa dokunacak yüz kızartıcı bir suç işlememiş olmak, iflas etmemiş olmak, etmiş ise itibarı iade edilmiş olmak şarttı. Meclis üyeleri, gizli ve oy çokluğu ile seçiliyor, oyların eşitliği halinde yaşlı olan üye tercih ediliyordu. Bir şirket tarafından iki üyenin seçilmesi yasaktı.

Üyeler, Ticaret ve Ziraat Nazırı’nın başkanlık ettiği 20 kişilik bir seçim komisyonu tarafından seçilecek, komisyonun ise yarısını Nazır, diğer yarısını tüccar belirleyecekti. Oda üyeleri aralarından oy çokluğu ile bir başkan, bir de ikinci başkan seçerek Ticaret Nezareti’nin onayına sunacaklardı. Oda Meclisi üyeleri üç sene için seçilecek ve her sene üyelerin üçte biri yenilenecekti. Üyelerden biri mazeret bildirmeksizin altı ay boyunca toplantılara katılmadığı takdirde istifa etmiş sayılırdı.

Ticaret Odası, ticaret ve sanayinin gelişmesi için gereken tedbirleri, ticaret işlerinde yapılması gereken değişiklikleri, gümrük tarifeleri, limanlar inşası, nehirlerde vapur işletilmesi, posta ve telgraf, demiryolları inşası, yol ve köprülerin onarılması, borsalar kurulması, ticaret gazetesi yayınlanması gibi ticaretin ilerlemesine imkan verecek hususları re’sen veya kendisine sorulduğunda Ticaret Nezareti’ne bildirecekti.

Odanın kurulmasından hemen sonra dahili nizamnamesi (iç tüzüğü) hazırlanacak ve onaylanmak için Ticaret Nezareti’ne sunulacaktı. Bu tüzükte ilk Ticaret Odası’nın statüsü devletin tam egemenliği esasına göre düzenlenmiş ve bu statü, önemli bir değişikliğe uğramadan, 1950 yılına kadar devam etmiştir.

İstanbul Ticaret Odası’nın İlk İç Tüzüğü

Oda iç tüzüğünü hazırlamak üzere Azaryan Efendi başkanlığında Cemiyet-i Ticariye adında bir “hazırlık komitesi” kuruldu. Nisan 1880’de yapılan resmi bir törenle çalışmalara başlayan bu “ara kurum”, 14 Ocak 1882 tarihine kadar varlığını sürdürdü. Aynı gün, örgütlenme hazırlıklarını tamamlamış olan İstanbul Ticaret Odası’nın resmen faaliyete geçmesiyle birlikte Cemiyet-i Ticariye’nin tüzel kişiliği sona erdi. Cemiyet, 14 Ocak 1882 tarihi itibarıyla Ticaret Odası’na dönüştü. Cemiyet-i Ticaret, oda haline dönüştüğü tarihe kadar on kez toplandı ve komisyonun hazırladığı Dersaadet Ticaret Odası Nizamnamesi’ni müzakere etti. Oda tüzüğünün bakanlık tarafından onaylanarak yürürlüğü girdiği, 27 Aralık 1881’de üyelere duyuruldu.

16 Ağustos 1881 tarihli iç tüzük Ticaret Odası’nın görev ve yetkileri ile işleyiş biçimini tafsilatlı şekilde düzenliyordu. Altı ana fasıldan oluşan iç tüzükte ticaret odasının amacı ve görevleri, toplanma şekli, başkanın vazifeleri, Oda’nın işleyişi ve muamelatı, tüccarın görevleri, başkatip ve memurların konumu ve Ticaret Odası’nın gelirlerini düzenleyen pek çok madde yer alıyordu.


Dersaadet Ticaret Odası mührü
Ticaret Odası iç tüzüğüne göre Oda’nın kendine ait bir mührü vardı. Bu mührün yukarısında “Ay ile Yıldız” işareti, ortasında Türkçe “Dersaadet Ticaret Odası” ve etrafında Fransızca “Chambre de Commerce de Constantinople” ibaresi kazılmıştı. Oda’da muamele görmüş bütün evrakın bu mühür ile mühürlenmesi şarttı.

Oda’nın Açılış Töreni

İç tüzüğün onaylanmasından sonra bir araya gelen Oda üyeleri, Dersaadet Ticaret Odası’nın resmi açılış ve ilk toplantısının 14 Ocak 1882’de yapılmasına karar verdiler. Ticaret Odası’nın açılışı öncesi Oda’nın mefruşat ve büro malzemeleri gibi ihtiyaçlarının sağlanmasında harcanmak üzere, o tarihte Cemiyet Reisi bulunan Azaryan Efendi tarafından Cemiyet Muhasebecisi Benzona Efendi’ye 200 lira borç verildi.

Ticaret Odası üyeleri bir süre sonra ikinci kez toplanarak, 14 Ocak 1882 tarihinde faaliyete geçecek olan Dersaadet Ticaret Odası’nın açılış töreninin Oda’nın kendi binasında yapılmasını ve bu binanın tüccarların kolay ulaşacakları yakın bir mahalden seçilmesini kararlaştırdılar. Bunun üzerine, Dersaadet Ticaret Odası’nın Galata’da, Haliç kıyısında bulunan Mehmed Ali Paşa Hanı’nın 12 numaralı dairede faaliyete geçmesi ve resmi açılışının aynı yerde yapılması uygun bulundu.

Dersaadet Ticaret Odası, 14 Ocak 1882 tarihinde Mehmed Ali Paşa Hanı’nda sade bir törenle açıldı. Açılışta, Ticaret ve Ziraat Nazırı Raif Efendi de hazır bulundu ve bir konuşma yaptı.