FB TW GG PIN NWS

enosis

enosis

Birleşme anlamına gelmektedir. Kıbrıs Adası'nın Yunanistan ile birleşmesi dileğini belirtmekte kullanılan bir deyimdir. Yunanistan ve Kıbrıs Rumları arasında benimsenen Enosis, Megalo İdea düşüncesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

1960 yılında yapılan bir anlaşma ile Türkiye, İngiltere ve Yunanistan'ın garantisi altında bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.

Enosis genel olarak bu duruma göre uluslararası hukuka aykırı bir siyasi tutum olarak değerlendirilmektedir.

“Enosis” terimi Balkan Savaşları'nda, Girit'in Yunanistan Krallığı'na ilhakı sırasında da kullanılmıştır. Genel anlamda terim, politika açısından "bir ülkenin sınırlarına dahil olma, birleşme" anlamına gelmektedir, bu şekilde kullanılmaktadır.

25 Mart 1921 tarihinde Güzelyurt'un Serhatköy adındaki köyünde Rum halkının önde gelenleri, Kıbrıs adasının Yunanistan'a ilhakını isteyen bir plebisit yaptılar. Birleşik Krallık yönetimine başvuruldu ama bu istek direkt reddedildi. 1925 tarihinden sonra ise durum kızıştı ve Türk-Rum çatışmaları yaşanmaya başladı. Kıbrıslı Rumlar anavatan gördükleri Yunanistan ile birleşmek amacıyla ortaya attıkları bu fikir sayesinde, Birleşik Krallık idaresine karşı ilk ayaklanmalarını 21 Ekim 1931 tarihinde Nikodimos Milanos önderliğinde başlattılar. Bu isyan sonucunda 6 kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda insanın yaralanmasına neden oldu. Lefkoşa’daki hükümet binası göstericiler tarafından yakıldı.

Bütün Rumlar tarafından benimsenen Enosis, "megalo idea"ın (Pan-Elenizm) bir uzantısı olarak çıktı ortaya.

Enosis, daha ziyade 1950'li yıllardan sonra belirgin bir hal aldı. Türkler'in adayı ilhak etmek istememesine rağmen, adada bulunan Rumlar, Türkler'i adanın politik ve ekonomik hayatından silip atmak ve militan bir Rum azınlığın girişimiyle de adayı Yunanistan'la birleştirmek istiyorlardı.
Bu amaç doğrultusunda kışkırtmalar, adanın İngilizler tarafından denetlendiği yıllarda başladı. Türkler aralıksız saldırılara maruz kaldı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkiler de bu yıllarda iyice gerginleşti. 1960'da, Türkiye, İngiltere ve Yunanistan'ın garantörlüğü altında bağımsız bir cumhuriyet oldu Kıbrıs.
Ancak, Kıbrıs'taki hükümetin kilit noktaları yine Rumlar'ın elinde kaldı; yine Rumlar ticaret ve ekonomiye egemen oldu, en kötü işler ve toprakla uğraşmak da Türkler'e bırakıldı. Bunun yanısıra Enosis isteği iyice su yüzüne çıktı. Adadaki Türkler, Rum kıyımıyla karşı karşıya kaldı.
Türkiye'nin girişimleri ve kimi önlemleri, Türkler'e karşı girişilen kıyımları bir süre durdurdu. Ne var ki 1967'de Türkler'e karşı başlatılan yeni saldırılar, Türk Hükümeti'ni "adadaki Türkler'in çıkarlarını güvence altına almak için" bir anlaşma yolu bulmaya zorladı. Yapılan görüşmelerde Enosis'i gerçekleştirme hayaline kapılan Yunanistan, Türkiye'ye yazılı tekliflerde bulunarak, Kıbrıs'ın Yunanistan'la birleşmesine (Enosis) razı olmasını İstedi. Bunun karşılığında da Türkiye'ye Batı Trakya sınırlarında bazı tavizler verileceğini bildirdi. Ancak benzeri daha önce de tekrarlanan bu teklif derhal ve şiddetle reddedildi.

Kıbrıs üzerine toplumlar arası görüşmelerin sürdürüldüğü sıralarda, III. Makarios, Yunanistan'daki askerî cunta ile anlaşmazlığa düştü. Bunun yanı sıra Enosis hayaliyle tutuşan Grivas, E.O.K.A örgütünün başında çalışmalarına devam etti. Enosis'in gerçekleşmesi konusunda daha ağır hareket eden Makarios ile de arası gittikçe açıldı. Bu iki durum Kısrıs'taki durumu daha da kötüleştirdi ve sonunda, Makarios'a karşı yapılan bir hükümet darbesi çıktı ortaya. 1974 yazında Millî Muhafızları tarafından yapılan bu darbeden sonra Makarios adadan kaçmak zorunda kaldı. Çok geçmeden E.O.K.A. tedhişçilerinden Nikos Sampson'un başında bulunduğu bir yönelim kuruldu. Ardından Kıbrıs Elen Cumhuriyeti ilân edildi. Sampson, adayı Yunanistan'la birleştirmek amacını açıkladı. Enosis eğilimleri ateşlendi, Türkler yeniden öldürülmeye başlandı. Bunun üzerine, Türkiye adaya asker göndermek ve Barış Harekatı'nı başlatmak zorunda kaldı. Barış Harekatı'nı izleyen gelişmeler, Enosis hayalînin yıkılışını hazırladı.